<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saglikciyim.com &#124; Sağlıkla ilgili Aradığınız Herşey</title>
	<atom:link href="http://www.saglikciyim.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikciyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Oct 2011 09:52:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Sağlıklı Saçlara Sahip Olmak İçin İpuçları</title>
		<link>http://www.saglikciyim.com/saglikli-saclara-sahip-olmak-icin-ipuclari/</link>
		<comments>http://www.saglikciyim.com/saglikli-saclara-sahip-olmak-icin-ipuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 09:50:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saç Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikciyim.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[İster kadın olsun ister erkek, değişmeyen ise saçlarımızın gerek estetik gerekse de imajımız açısından bizim için son derece önemli olduğudur. Özellikle de mevsim değişikliği dönemlerinde saçlarımız son derece can sıkıcı bi görünüme kavuşabiliyor. Oysa basit bir kaç önlemle bu durumdan kurtulmak  mümkün. Memorial hastanesi dermataloji bölümünden Uz. Dr. Tuğba Türe bakın saç sağlığımız hakkında hangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/211458_detay.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-66" title="211458_detay" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/211458_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a> İster kadın olsun ister erkek, değişmeyen ise saçlarımızın gerek estetik gerekse de imajımız açısından bizim için son derece önemli olduğudur. Özellikle de mevsim değişikliği dönemlerinde saçlarımız son derece can sıkıcı bi görünüme kavuşabiliyor. Oysa basit bir kaç önlemle bu durumdan kurtulmak  mümkün.</p>
<p><strong>Memorial hastanesi dermataloji bölümünden Uz. Dr. Tuğba Türe </strong>bakın saç sağlığımız hakkında hangi önerilerde bulunuyor.</p>
<p>- Öncelikle saçların kökünden beslendiği unutulmamalı. Saçın beslenmesi kan yolu ile saç kökünden olmaktadır.    Dışarıdan yapılan müdaheleler saça hiç bir zaman tam anlamıyla sağlık getirmez.</p>
<p>-Demir, çinko, vitamin B12, folik asit, biotin&#8217;den zengin beslenmek saç sağlığı için gereklidir.(kırmızı et, kuru baklagiller, yumurta beyazı, zeytin, balık &#8230;)</p>
<p>-Dengeli ve düzenli beslenmek, sebze- meyve gibi <a href="http://www.saglikciyim.com/kategori/genel/">antioksidan</a> yiyecekleri yeteri kadar tüketmek gereklidir.</p>
<p>-Düzenli bir hayatın olması, düzenli uyku uyunması ve <span id="more-65"></span>stresten uzak bir yaşam da en az diğerleri kadar çok önemli bir faktördür saç sağlığımız için.</p>
<p>- Bir dermatoloji uzmanına danışmadan <strong>kesinlikle saç sağlığı ile ilgili ilaçlar kullanılmamalıdır.</strong></p>
<p>- Saç boyası, jöle, saç kremi, köpük, sprey gibi kozmetik ürünlerinin bilinçsizce kullanımı kesinlikle saçınıza        zarar verir.<strong></strong></p>
<p>- Saçı her gün yıkamak saça zarar verir. İki günde bir ılık suyla saçların yıkanması ideal bir sıklıktır.</p>
<p>- Aynı zamanda saçınızı çok sıkı toplamak, kurulamak için havlu ile sertçe müdahele etmek, saç kurutma makineleri ile saç derisini adeta sıcaktan yakarcasına kurulamak da saçlara zarar verebilmektedir.</p>
<p><strong>   Sağlık Siteniz</strong></p>
<p>http://www.saglikciyim.com/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikciyim.com/saglikli-saclara-sahip-olmak-icin-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oksidatif Stres ve Sağlığımıza Etkileri</title>
		<link>http://www.saglikciyim.com/oksidatif-stres/</link>
		<comments>http://www.saglikciyim.com/oksidatif-stres/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 08:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikciyim.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[  Besinlerin oksijen kullanılarak enerji elde edilmesi sırasında ortaya çıkan reaktif moleküllere serbest radikaller denir. Oksijen molekülü yaşam için vazgeçilmez olmakla birlikte, metebolizma döngüsünde son derece zararlı olan serbest radikallerin oluşumuna kaynaklık etmektedir. Reaktif oksijen metebolitleri olarak bilinen bu ürünler lipit, protein ve DNA gibi hücre bileşenlerine zarar verir. Oksijenli solunum (aerobik) yapan canlılarda, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/oksidatif_stresi_azaltmak_icin_nasil_beslenmeli_neler_yapmaliyiz__b.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-55" title="oksidatif stres" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/oksidatif_stresi_azaltmak_icin_nasil_beslenmeli_neler_yapmaliyiz__b.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>  Besinlerin oksijen kullanılarak enerji elde edilmesi sırasında ortaya çıkan reaktif moleküllere <strong>serbest radikaller </strong>denir. Oksijen molekülü yaşam için vazgeçilmez olmakla birlikte, metebolizma döngüsünde son derece zararlı olan serbest radikallerin oluşumuna kaynaklık etmektedir. Reaktif oksijen metebolitleri olarak bilinen bu ürünler <strong><a href="http://www.saglikciyim.com/kategori/zayiflama-ve-diyet/">lipit</a>, protein </strong>ve <strong>DNA </strong>gibi hücre bileşenlerine zarar verir.</p>
<p>Oksijenli solunum (aerobik) yapan canlılarda, bu serbest radikallerin etkisini kontrol altında tutmak, minimize etmek için <strong>antioksidan </strong>savunma sistemi gelişmiştir. Ancak bazı durumlarda bu antioksidan sistemimiz, serbest radikalleri önlemede yetersiz kalabilmektedir.</p>
<p><strong>Kandaki serbest radikaller nasıl ölçülür?</strong></p>
<p>Kanda H2O2 (hidrojen peroksit) ölçümü ile oksidatif stres düzeyi ölçülebilir. Kanda hidrojen peroksit düzeyinin<span id="more-54"></span> 2,25 mmol/L‘nin üzerinde olması oksidatif stres düzeyinin yüksek olduğunun bir göstergesidir.</p>
<p><strong>Oksidatif stresin sıklıkla görüldüğü hasta grupları:</strong></p>
<p>- Hormon tedavisi alanlar,</p>
<p>- Sigara ve alkol kullananlar,</p>
<p>-Kronik hastalığı olanlar,</p>
<p>-Yoğun stresli hayat yaşayanlar,</p>
<p>-Fast-food beslenenler</p>
<p>-Yaşlı insanlar</p>
<p>- Hamileler</p>
<p><strong>Antioksidan besinler nelerdir?</strong></p>
<p>Suda eriyen <a href="http://www.saglikciyim.com/kategori/cilt-bakimi-ve-guzellik/">C vitamini</a> hücre içi ve dışı sıvılarda serbest radikallerle savaşır. E vitamini ve beta karoten ise lipit ve yağ dokularında bulunurlar. Antioksidanlar beraber çalıştıkları için herhangi birinin yetersiz alımı durumunda diğerlerinin yararlarını engellerler.</p>
<p><strong>Oksidasyon aslında çok bilindik bir durumdur, örneğin;</strong></p>
<p>Örneğin oksijenle temas etmeleri durumunda yağın acılaşması ya da kesilen elmanın oksijenle temas eden yüzeyinin hızla kahverengimsi olması gibi.</p>
<p>Eğer elmayı kestikten sonra limon gibi c vitamini içeriği yüksek bir sıvıda bekletirsek beyaz kalacağını görürüz. Yine bitkisel yağlara E vitaminin eklenme sebebi de acılaşma süresini uzatmak içindir. Vücudumuzda da bu olaylar benzer şekilde gelişir. İşte serbest radikallerin sebep olduğu oksidasyon sonucu gelişen birçok kronik hastalığın oluşumunu engellemek ya da geciktirmek için antioksidan besinler çok değerlidir.</p>
<p><strong>Serbest radikallerin kan düzeyinin aşırı yüksek olması hangi hastalıklara sebebiyet verir?</strong></p>
<p>-Kardiovasküler hastalıklar<br />
-Ateroskleroz<br />
-Çeşitli kanser türleri<br />
-Diyabetik komplikasyonlar<br />
-Nörodejeneratif hastalıklar (Parkinson, alzeimer)<br />
-Hücre hasarı ve erken yaşlanma<strong></strong></p>
<p><strong>Oksidatif stresten uzak durmak için nasıl beslenmeliyiz?</strong></p>
<p>-  Sebze, <a href="http://www.saglikciyim.com/kategori/goz-sagligi/">meyve</a> ağırlıklı beslenilmeli.<br />
-  Yanmış, tütsülenmiş, kömür ateşinde pişen besinlerden uzak durulmalı.<br />
-  Katkı madde içeriği yüksek besinler tüketilmemeli.<br />
-  Organik tarım ürünleri kullanılmalı.<br />
-  Hazırlama ve pişirme yöntemlerine dikkat edilmeli. Buharda pişirme tekniği tercih edilmeli.<br />
-  Her gün düzenli olarak bitkisel Omega 3 kaynağı olan ceviz, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve keten tohumu tüketilmeli.<br />
-  Hayvansal Omega 3 kaynağı olan balık tüketimine ağırlık verilmeli. Hatta hergün 1 tablet Omega 3 takviyesi kullanılmalı.<br />
-  Aşırı yağlı ve şekerli besinlerden kaçınılmalı.<br />
-  Eğer kanda serbest radikal düzeyi yüksek ise ya da risk grubufnda yer alınıyorsa antioksidan takviyesi kullanılmalı. Seçilecek ürüne         bir uzmanla beraber karar verilmelidir.<br />
-  Fazla kilolar biran önce verilmeli.<br />
-  Bol sıvı tüketilmeli.<strong></strong></p>
<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/Oksidatif-Stres.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-56" title="Oksidatif-Stres" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/Oksidatif-Stres.jpg" alt="" width="438" height="464" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>sağlık siteniz</p>
<p><a href="http://www.saglikciyim.com/">http://www.saglikciyim.com/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikciyim.com/oksidatif-stres/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dr. Mehmet Öz&#8217;den Zayıflama Önerileri</title>
		<link>http://www.saglikciyim.com/dr-mehmet-ozden-zayiflama-onerileri/</link>
		<comments>http://www.saglikciyim.com/dr-mehmet-ozden-zayiflama-onerileri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 21:36:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zayıflama ve Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikciyim.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217; de yayınlanan &#8216;Doctor Oz Show&#8217; programıyla iki Emmy ödülü alan dünyaca ünlü Türk kardiyoloğumuz  Dr. Mehmet Öz&#8216; den zayıflamanın formülü: - kilonuzun  % 5 &#8216;ini hedefleyin - yeme günlüğü tutun - her gün 30 dk. çeşitli egzersizler yapın Dr. Öz&#8217;den yeni yaşam reçetesi: Obezite yüzünden her yıl bir çok insan yaşamını yitirmektedir. Bunun bilincinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/kolay-ve-basit-zayiflama-yontemleri-11.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-40" title="zayıflama" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/kolay-ve-basit-zayiflama-yontemleri-11-300x245.jpg" alt="" width="300" height="245" /></a>ABD&#8217; de yayınlanan &#8216;Doctor Oz Show&#8217; programıyla iki Emmy ödülü alan dünyaca ünlü Türk kardiyoloğumuz  <a href="http://www.saglikciyim.com">Dr. Mehmet Öz</a>&#8216; den zayıflamanın formülü:<strong></strong></p>
<p><strong>- kilonuzun  % 5 &#8216;ini hedefleyin</strong></p>
<p>- <strong>yeme günlüğü tutun</strong></p>
<p><strong>- her gün 30 dk. çeşitli egzersizler yapın</strong></p>
<p>Dr. Öz&#8217;den yeni yaşam reçetesi:</p>
<p>Obezite yüzünden her yıl bir çok insan yaşamını yitirmektedir. Bunun bilincinde pek olmasak da aslında bu problem gayet ciddi bir problem. İşte bu noktada neler yapılabilir, obeziteyi kendimizden nasıl uzaklaştırabiliriz? Öncelikle kilo verme konusunda motivasyonumuzu ve kararlığımızı gayet yüksek seviyede tutmak durumundayız. Çevremizde bu konuda bize yardımcı olabilecek kişilerle de görüşüp, bu kararımız hakkındaki <span id="more-39"></span>motivasyonumuzu yüksek tutmalıyız. Gün içinde gelen yemek tekliflerini gayet kibar bir şekilde reddetmesini öğrenmeliyiz mesela.</p>
<p>Sadece 4 kilo vermek bile sağlık kalitemizi nasıl yükseltir biliyor musunuz?  Bunamayı önler, kan basıncını düşürmeye yardımcı olur, kalp krizi ve osteoartrit (kireçlenme) riskini çok büyük oranda düşürür. Kanser riskini % 50 düşürür, kolesterolü % 10 azaltır.</p>
<p>Kilo verme aşamasında öncelikle hedef konulmalıdır. Bu hedef ise genellikle  toplam kilonun % 5 i olmalıdır. Bize kilo aldıracak yağ ve aşırı karbonhidrat (şeker) içerikli besinlerden kaçınılmalıdır. Mutlaka  yiyecek günlüğü tutulmalıdır. Ve her gün bu yiyecek günlüğü kontrol edilmelidir. Günlükte gözmüze çarpan <strong>aşırı kalori almamıza </strong>neden olan besinlerden bir an önce kurtulmalıyız. Ayrıca günde yarım saat egzersiz yapın. Günde yarım saat egzersiz bile tek başına, yılda 9 kilo vermenizi sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikciyim.com/dr-mehmet-ozden-zayiflama-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Sağlığı Hakkında Yanlış Bilinenler</title>
		<link>http://www.saglikciyim.com/goz-sagligi-hakkinda-yanlis-bilinenler/</link>
		<comments>http://www.saglikciyim.com/goz-sagligi-hakkinda-yanlis-bilinenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 12:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikciyim.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[- Dinlendirici gözlük:  Böyle bir gözlük tipi yoktur. Hipermetropi hastalar bazen gözküksüz net; ama yorularak görürüler. Bu sebeple hekimlerce hipermetropi hastalara gözlüğün kullanılma amacını açıklamak için bu tabir kullanılır. - Gözün gözlüğe alışması: Tıbben böyle bir durum söz konusu değildir. Sadece kişiler kaliteli görmenin ne demek olduğunu anladıkları için gözlüğü kullanmaya devam ederler. - Yanlış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/mavi_goz.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-31" title="göz" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/mavi_goz-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /></a><strong><br />
</strong><br />
<strong>- Dinlendirici gözlük</strong>:  Böyle bir gözlük tipi yoktur. Hipermetropi hastalar bazen gözküksüz net; ama yorularak görürüler. Bu sebeple hekimlerce hipermetropi hastalara gözlüğün kullanılma amacını açıklamak için bu tabir kullanılır.</p>
<p>-<strong> Gözün gözlüğe alışması:</strong> Tıbben böyle bir durum söz konusu değildir. Sadece kişiler kaliteli görmenin ne demek olduğunu anladıkları için gözlüğü kullanmaya devam ederler.</p>
<p>- <strong>Yanlış dioptri (numara) kullanımı</strong>: Yanlış numarada bir <a href="http://www.saglikciyim.com">gözlük</a> kullanımı gözü bozmamaktadır. Yalnızca gözlüğün takıldığı andaki görmeyi bozacaktır.</p>
<p>- <strong>Dioptri (numara) değişimi:  </strong>Dioptri değişimi yalnızca hekim muayenesi ile<span id="more-30"></span> yapılmalıdır. Gözlük takmaktan ve takılan gözlüğün numarasının artacağından korkulmasının hiç bir mantıksal açıklaması yoktur. Çünkü tıbbi olarak <strong>gözlük takmak veya takmamak dioptrinin</strong> (numaranın)<strong> büyümesine veya küçülmesine yol açmaz.</strong></p>
<p>- <strong>Bebek veya küçük çocuklar gözlük takamaz: </strong>Bu da yanlış bi kanıdır. Yüksek hipermetropi olup da 8 aylıkken gözlük takması geren vakalarla karşılaşılmaktadır.</p>
<p>-<strong>MİYOPİ: </strong>Halk arasında daha çok uzağı görememe olarak bilinen tanımı tam olarak gerçek tanımı karşılayamamaktadır. <strong><a href="http://www.saglikciyim.com">Miyopi</a> </strong>uzaktan gelen ışınların belli bir mesafeden sonra, sarı beneğin önüne düşmesiyle olaylanan bir göz rahatsızlığıdır.</p>
<p><strong>- HİPERMETROPİ:</strong> Uzaktan gelen ışınların, retinanın sarı beneğinin hemen arkasına düşmesiyle olaylanır.</p>
<p>- <strong>Gözün Çizilmesi :</strong> Gözlük ihtiyacını ortadan kaldırmak için 20 yaş üzerinde yapılan  laser tedavisi (Excimer) gözü çizmez, yalnızca belli bir kalınlıktaki kornea dokusunu buharlaştırarak ortadan kaldırır.</p>
<p>- <strong>Rahatsız olan gözün kullanımı: </strong>Hasta olan gözün kullanılması göze zararlı değildir, bilakis faydalı bir durumdur bu. Çünkü göz içi sıvısının dışarı atılmasını kolaylaştırı bir etki yapar.</p>
<p>- <strong>Laser ile tedavi : </strong>Lazer ile ŞAŞILIK ve <a href="http://www.saglikciyim.com">KATARAKT</a> tedavisi yoktur. Diğer göz rahatsızlıklarında ise <a href="http://www.saglikciyim.com">LASER</a> kullanılabilmektedir.</p>
<p>-<strong> Laser&#8217;in gözü kör etmesi: </strong>Tedavi amacıyla kullanılan LASER cihazları körlük oluşturmamaktadır. Merkezi görme noktasının laserden etkilenmesi durumu görülürse görmede bozukluğa yol açabilmektedir.</p>
<p>- <strong>TV ve bilgisayar gözü bozar : </strong>Hayır, bozmaz. Yalnızca, ışığa bakılmasına bağlı olarak göz yüzeyindeki gözyaşında kuruma olacağı için yanma, batma,kızarma ve refleks sulanma olur.<!--more--></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikciyim.com/goz-sagligi-hakkinda-yanlis-bilinenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Sağlıklı Bir Cilde Sahip Olmak İçin</title>
		<link>http://www.saglikciyim.com/kis-aylarinda-saglikli-bir-cilde-sahip-olmak-icin/</link>
		<comments>http://www.saglikciyim.com/kis-aylarinda-saglikli-bir-cilde-sahip-olmak-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 18:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı ve Güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikciyim.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk kış aylarında cildimiz daha çok kurur, çatlar ve yıpranır. Tüm bunlara hava kirliliği, beslenme bozuklukları, özellikle de vitamin eksikliği görülen diyetler de eklenince cildimizin yıpranması iyice hızlanır. Tüm bu sebeplerle cildimizde zaman zaman lekelenme ve siyah noktalar da oluşabilmektedir. Cilt bakımı için halihazırda kullanılan kremler ve losyonlar içerdikleri yoğun kimyasallar nedeniyle uzun vadede cildinize, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/kis-aylarinda-cilt-bakimi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-22" title="kis-aylarinda-cilt-bakimi" src="http://www.saglikciyim.com/wp-content/uploads/kis-aylarinda-cilt-bakimi.jpg" alt="" width="272" height="204" /></a>Soğuk kış aylarında cildimiz daha çok kurur, çatlar ve yıpranır. Tüm bunlara hava kirliliği, beslenme bozuklukları, özellikle de vitamin eksikliği görülen diyetler de eklenince cildimizin yıpranması iyice hızlanır. Tüm bu sebeplerle cildimizde zaman zaman lekelenme ve siyah noktalar da oluşabilmektedir.<br />
Cilt bakımı için halihazırda kullanılan kremler ve losyonlar içerdikleri yoğun kimyasallar nedeniyle uzun vadede cildinize, fiyatlarından dolayı da aile bütçenize zarar önemli oranda zarar verebilmektedir. Kullanılan hazır ürünlere alternatif olarak, cilt temizliği ve bakımı yapmak için bütün aktarlarda bulunan çeşitli bitkisel yağların karışımından kişilere özel kremler de yapılabilir. Bu kremler, hem daha az masraflı hem de doğal olduğu için çok daha kullanışlıdır. işte sizlere kış aylarında cildinize hayat verecek bir bakım kremi:<span id="more-20"></span></p>
<p>Kremin hazırlanmasından önce tüm vücut temizliği için önerdiği bir peeling (deri üzerindeki ölü hücreleri temizleme) yöntemi uygulanabilir. Bir kaşık mısır ununu bir kaşık yoğurtla iyice karıştırıp, el, yüz ve ayaklarınıza sürün ve bir güzel ovun. Cildiniz, temizlenir ve yumuşar. Vücut temizliği için de bu ürün kullanılabilir; ama en iyi yöntem geleneksel banyo âdetimizde yer alan kese yapmaktır. Göz altları ve kapakları dahil tüm vücut bakımında kullanabilecek krem de şöyle yapılıyor: Birer tatlı kaşığı lanolin ve balmumu, birer çorba kaşığı, kayısı yağı, buğday özü yağı ve badem yağını, bir çay kaşığı portakal yağını benmari usulü (cezveyi başka bir kaptan çıkan buharın üzerinde tutarak) eritin. Karıştırırken içine bir tatlı kaşığı gül suyunu damla damla yedirin. Katılaşıp kıvam aldığında cam bir kavanoza koyun. Tüm malzemeler bir araya geldiğinde cildi canlandıran, çatlakları tedavi eden, kırışıklıkları açan koruyucu özelliği çok fazla bir bakım kremi ortaya çıkıyor. İçine uzun süre durabilmesi için katkı maddesi konulmadığından kremin az miktarda yapılması gerekiyor. Buğday özü yağı lekeleri açar. Kayısı yağı hücre canlandırır, cildi besler. Badem yağı yumuşatıcı, kırışık açıcıdır. Portakal yağı, hücre canlandırır, temizler, kan dolaşımını sağlar. Lanolin suyu kolayca kendine çeker. Balmumu, kırışık açar, kreme yoğunluk verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikciyim.com/kis-aylarinda-saglikli-bir-cilde-sahip-olmak-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

